Cumhuriyetin 100. Yıl Marşını kim yazdı ?

Yazan

Global Mod
Global Mod
British Educational Research Association

Dolayısıyla farklı deneyimleri cinsiyete göre sınıflandırmak yerine, veri analizi ile duygusal deneyimi aynı araştırma çerçevesinde buluşturmak daha bilimsel olacaktır.

İlker Kömürcü’nün Marşı Neden Tartışma Yarattı?

Bir eserin resmî yarışmayı kazanması onun herkes tarafından aynı şekilde benimsenmesini garanti etmez. Tam tersine, ulusal semboller söz konusu olduğunda estetik değerlendirme ile politik ve toplumsal değerlendirme birbirine karışabilir.

Kömürcü’nün eserinin 30 Ağustos 2023'te büyük bir orkestrayla seslendirilmesi, marşın devlet töreni bağlamındaki görünürlüğünü artırdı. 1.071 kişilik büyük bir senfoni orkestrasıyla gerçekleştirilen tanıtım da eserin kamusal niteliğini güçlendirdi.

Haberler

Öte yandan bazı eleştirmenler marşın sözlerinde kullanılan “Türkiye Yüzyılı” ifadesinin dönemin siyasi söylemiyle ilişkisine dikkat çekti. Bu nedenle eserin değerlendirilmesi yalnızca müzikolojik bir mesele olmaktan çıkıp kamusal sembol, siyasi iletişim ve kolektif kimlik tartışmasına dönüştü.

Aydınlık

Burada bilimsel araştırmanın önemli bir ilkesi devreye girer: Bir iddianın doğru olup olmadığı ile bir kişinin o iddiayı beğenip beğenmediği aynı şey değildir.

Bir dinleyici marşı çok etkileyici bulabilir; başka biri sözlerini fazla politik bulabilir. Bu iki kişisel değerlendirme, eserin söz ve müziğinin kime ait olduğu konusundaki olgusal veriyi değiştirmez.

Fazıl Say’ın 100. Yıl Marşı ile Neden Karıştırılıyor?

Karışıklığın en önemli nedenlerinden biri Fazıl Say’ın 2023'te hazırladığı ve yine “100. Yıl Marşı” adıyla bilinen eseridir.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamasına göre Say, Ayten Mutlu’nun “Ver Elini” şiirinden hareketle eseri bestelemiş; Ahmed Adnan Saygun Senfoni Orkestrası ve korolar tarafından seslendirilmiştir.

İzmir Büyükşehir Belediyesi

Dolayısıyla şu iki bilgi aynı anda doğrudur:

İlker Kömürcü, Cumhurbaşkanlığı tarafından düzenlenen yarışmanın birincisi olan 100. Yıl Marşı’nın söz ve müziğinin sahibidir.

Fazıl Say ise Ayten Mutlu’nun şiirinden hareketle kendi 100. Yıl Marşı’nı bestelemiştir.

Bu nedenle internette “100. Yıl Marşı’nı kim yazdı?” şeklindeki aramalar farklı cevaplara ulaşabilir. Sorunun kendisi eksik tanımlandığında arama sonuçları doğal olarak farklı eserleri bir araya getirir.

Bilimsel Bir Değerlendirme Nasıl Yapılabilir?

Bu marş hakkında gerçekten nesnel bir araştırma yapmak isteseydik yalnızca müzik uzmanlarının yorumlarını toplamak yeterli olmazdı.

Örneğin dört aşamalı bir araştırma tasarlanabilir:

Birinci aşama: Eserin sözleri içerik analizi yöntemiyle incelenebilir. “Cumhuriyet”, “Türkiye”, “gelecek”, “tarih”, “millet”, “lider”, “özgürlük” gibi kavramların frekansları çıkarılabilir.

İkinci aşama: Müzikolojik analiz yapılabilir. Tempo, tonalite, ritim, ses genişliği, tekrar yapıları ve melodik sıçramalar ölçülebilir.

Üçüncü aşama: Dinleyici araştırması gerçekleştirilebilir. Farklı yaş, eğitim, müzik deneyimi ve siyasi görüş gruplarına marş dinletilerek aidiyet, beğeni, coşku ve hatırlanabilirlik ölçekleri uygulanabilir.

Dördüncü aşama: Sonuçlar istatistiksel olarak karşılaştırılabilir.

Böylece “Bu marş halk tarafından sevildi” gibi genel bir cümlenin yerine, hangi grubun, hangi ölçekte, hangi koşullarda ve ne ölçüde olumlu tepki verdiği ortaya çıkarılabilir.

Müzik ve empati alanındaki literatürün önemli uyarılarından biri de tam olarak budur: Empati ve sosyal etki kavramlarının ölçümünde henüz ortak, standart bir yöntem bulunmamaktadır.

British Educational Research Association

Bir Marşın Başarısı Nasıl Ölçülür?

Burada bence tartışmanın en ilginç noktası ortaya çıkıyor.

Bir marşın başarısını yalnızca YouTube izlenme sayısıyla ölçmek yeterli değildir. Dijital popülerlik ile kültürel kalıcılık aynı şey değildir.

1933 tarihli Onuncu Yıl Marşı bunun çok güçlü bir örneğidir. Müzikolog Evin İlyasoğlu’nun aktardığı tarihsel bilgilere göre marşın bestecisi Cemal Reşit Rey, sözleri Faruk Nafiz Çamlıbel ve Behçet Kemal Çağlar tarafından hazırlanan eser üzerinde çalışırken prozodiye, yani söz ile müziğin uyumuna özellikle dikkat etmiştir.

Cumhuriyet

Bugün 10. Yıl Marşı’nın hâlâ toplu biçimde söylenebilmesi, bir marşın gerçek başarısının yalnızca ilk günkü popülerliğiyle ölçülemeyeceğini gösteriyor.

Belki de 100. Yıl Marşı için asıl bilimsel test henüz tamamlanmadı.

Çünkü 2023'te kaç kişinin dinlediği değil, 2043'te kaç kişinin hatırladığı ve 2123'te hâlâ söylenip söylenmediği çok daha anlamlı bir kültürel ölçüt olabilir.

Sonuç: “Kim Yazdı?” Sorusunun Ötesine Geçmek

Eğer sorumuz Cumhuriyet’in 100. yılı kapsamında Cumhurbaşkanlığı yarışmasında birinci seçilen “100. Yıl Marşı” ise cevap açıktır: Söz ve müzik İlker Kömürcü’ye aittir. Düzenleme ve orkestrasyon Yusuf Yalçın tarafından yapılmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın resmi kayıtları da eseri bu şekilde tanımlamaktadır.

WebTV

+1

Fakat 2023'te aynı başlıkla veya benzer adlarla çok sayıda eser üretildiği için Fazıl Say’ın Ayten Mutlu sözlerinden bestelediği marş, Tarkan’ın “Sen Rahat Uyu”su, Kenan Doğulu’nun “İkinci Yüzyıl”ı ve Norm Ender’in “Parla”sı ile karıştırılması anlaşılabilir bir durumdur.

İletişim Başkanlığı

+1

Bilimsel açıdan bakıldığında ise mesele yalnızca bestecinin adını belirlemek değildir. Marş; müzikoloji, psikoloji, sosyoloji, tarih ve iletişim bilimlerinin kesiştiği bir kültürel nesnedir. Akademik araştırmalar müziğin sosyal bağlanmayı ve empatiyi destekleyebileceğine dair kanıtlar ortaya koyarken, ulusal marşların kolektif hafıza ve kimlik oluşturmadaki rolünü de vurgulamaktadır.

PubMed

+1

Bu nedenle tartışmayı şu sorularla sürdürmek daha verimli olabilir:

Bir 100. yıl marşını “başarılı” yapan şey nedir: teknik mükemmellik mi, geniş kitlelerce söylenebilmesi mi, duygusal etki mi, yoksa onlarca yıl sonra hâlâ hatırlanması mı?

Bir devlet yarışmasında birinci seçilen eser ile toplumun kendiliğinden benimsediği eser aynı şey olmak zorunda mıdır?

Bir marşın sözlerinde güncel siyasi ifadelerin bulunması, eserin tarihsel değerini nasıl etkiler?

Ve belki en önemlisi:

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına ait bir marş yalnızca geçmişi anlatmalı mı, yoksa gelecek kuşakların nasıl bir toplum hayal ettiğini de söylemeli mi?

Bu soruların kesin cevapları bugün verilemeyebilir. Fakat tam da bu nedenle 100. Yıl Marşı'nı yalnızca “kim yazdı?” sorusuyla değil, nasıl yazıldı, nasıl seçildi, nasıl seslendirildi, insanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktı ve zaman içinde nasıl hatırlanacak? sorularıyla incelemek çok daha anlamlıdır.

Kaynakça ve Araştırma Notları

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, “100. Yıl Marşı” resmi kayıtları.

WebTV

+1

Kömürcü’nün eser hakkındaki açıklamaları ve yarışma süreci.

İHA

Hyde, J. S. (2005), The Gender Similarities Hypothesis, American Psychologist. 46 meta-analizin değerlendirmesi.

PubMed

Zell, E. & Krizan, Z. (2015), cinsiyet farklılıkları üzerine 106 meta-analizi inceleyen metasentez.

PubMed

Tarr, B., Launay, J. & Dunbar, R. I. M. (2014), müzik ve sosyal bağlanma mekanizmaları üzerine çalışma.

PubMed Central (PMC)

Clarke, E., DeNora, T. & Vuoskoski, J. (2015), müzik, empati ve kültürel anlayış üzerine hakemli literatür incelemesi.

PubMed

+1

Davila-Barrio, P., Arriaga, C. & Cabedo-Mas, A. (2023), grup müziği ve empati literatürünün sistematik değerlendirmesi.

British Educational Research Association

Ulusal marşların metinlerinin istatistiksel karşılaştırmasına ilişkin 2023 tarihli Heliyon araştırması.

ScienceDirect
 
Üst